Bayrampaşa

Çanakkale Boğazı'nın asırlık kilidi: Kilitbahir Kalesi

BHA - Birlik Haber Ajansı

Çanakkale Boğazı'nın en dar noktasında, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1462-1463 yıllarında yaptırılan Kilitbahir Kalesi, üç yapraklı yoncayı andıran mimarisi ve deniz geçişlerini kontrol etmek amacıyla oluşturulan savunma sistemiyle Osmanlı döneminin dikkat çeken tarihî yapıları arasında yer alıyor.

ÇANAKKALE - BHA

Çanakkale Boğazı'nın iki yakasını birbirine yaklaştıran dar bir geçit, kıyı boyunca uzanan taş surlar ve gökyüzünden bakıldığında üç yapraklı yoncayı andıran bir kale... Çanakkale'nin Eceabat ilçesinde bulunan Kilitbahir Kalesi, yüzyıllardır ayakta duran mimarisi ve stratejik konumuyla boğazın tarihî savunma yapılarından biri olarak öne çıkıyor.

Avrupa yakasında, denize hâkim bir yamacın eteğine inşa edilen kale, Anadolu kıyısındaki Çimenlik Kalesi'nin tam karşısında yer alıyor. İstanbul'un fethinden sonra Çanakkale Boğazı'ndaki deniz trafiğini kontrol altında tutmak amacıyla yaptırılan iki kale, Osmanlı Devleti'nin boğaz savunmasının temel unsurlarını oluşturdu.

Kilitbahir adı da yapının bu işlevinden geliyor. Osmanlı dönemindeki adıyla "Kilid-ül Bahir", denizin kilidi anlamını taşıyor.

İstanbul'un fethinden sonra inşa edildi

Kilitbahir Kalesi'nin tarihi, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'un fethinin ardından boğazların güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarına dayanıyor.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının verilerine göre kale, 1462-1463 yıllarında Çanakkale Boğazı'nın en dar kesiminde inşa edildi.

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul Boğazı'nda Rumeli Hisarı ile sağlanan denetimin benzerini Çanakkale Boğazı'nda da oluşturmak amacıyla karşılıklı iki kale yaptırdı.

Avrupa yakasında Kilitbahir Kalesi, Anadolu yakasında ise Kale-i Sultaniye olarak bilinen Çimenlik Kalesi kuruldu.

Bu iki savunma yapısı sayesinde boğazdan geçen gemilerin kontrol edilmesi ve gerektiğinde deniz yolunun top ateşiyle kapatılması amaçlandı.

Kalelerin birbirine karşılıklı konumlandırılması, topların ateş alanlarının kesişmesini sağlayarak boğazdan izinsiz geçişleri güçleştirdi.

Havadan bakıldığında üç yapraklı yonca

Kilitbahir Kalesi'ni Osmanlı döneminin diğer savunma yapılarından ayıran en belirgin özellik, alışılmış kare veya dikdörtgen kale planlarından farklı bir mimariye sahip olması.

Kale, dış surlar, iç kale ve merkezde yükselen ana kule olmak üzere üç temel bölümden meydana geliyor.

İç kale, birbirine bağlanan üç yuvarlak bölümden oluşuyor. Bu yapı, yukarıdan bakıldığında üç yapraklı bir yoncayı andırıyor.

Yonca biçimindeki surların merkezinde yükselen ana kule, kalenin savunma sisteminin en önemli bölümünü oluşturuyor.

Kulenin çevresindeki yuvarlak avlular ve bunları kuşatan yüksek taş duvarlar, farklı yönlerden gelebilecek saldırılara karşı koruma sağlamak amacıyla tasarlandı.

Kalenin denize bakan duvarlarındaki top mazgalları da Çanakkale Boğazı'nı ateş altında tutmaya uygun biçimde yerleştirildi.

Bu özellikleriyle Kilitbahir Kalesi, bulunduğu coğrafyanın askerî ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş farklı bir Osmanlı kale mimarisi örneği olarak dikkat çekiyor.

Taş surlar, hendekler ve savunma kuleleri

Kilitbahir Kalesi'nin yapımında büyük ölçüde kaba yontulmuş taşlar kullanıldı.

Yapının kapı ve pencere açıklıklarında beyaz mermer, kemerli bölümlerinde ise tuğla malzemeye yer verildi.

Kalenin dış surları, savunmayı güçlendirmek amacıyla çevresindeki hendeklerle birlikte düzenlendi. Geçmişte kuzey ve güney yönlerindeki giriş kapılarına, hendeklerin üzerine kurulan köprülerden ulaşılıyordu.

Dış surların gerisindeki iç kale, yüksek duvarları ve birbirine bağlı savunma alanlarıyla yapının en korunaklı bölümünü oluşturuyordu.

Kalenin yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki merkez kulesinde geçmişte ahşap katların bulunduğu, mimari kalıntılardan anlaşılıyor.

Kalın taş duvarlar ve farklı yönlere açılan mazgallar, yapının hem denizden hem de karadan gelebilecek saldırılara karşı kullanılmasını sağladı.

Kanuni döneminde yeni kule eklendi

Kilitbahir Kalesi, inşa edildiği 15. yüzyıldan sonra da Osmanlı Devleti'nin önemli savunma yapıları arasında yer aldı.

1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde kapsamlı bir onarımdan geçirilen kalenin güney kesimi genişletildi.

Bu çalışmalar sırasında yapıya ikinci bir avlu ve güney uçta silindirik biçimli yeni bir kule eklendi.

Sarıkule olarak bilinen bu yapı, kalenin savunma kapasitesini artırmak amacıyla oluşturuldu.

Kilitbahir Kalesi, sonraki yüzyıllarda da farklı onarımlar geçirdi. Sultan Abdülaziz döneminde 1870 yılında yeniden düzenlenen yapının kuzey kesimindeki bazı duvarları, 1893-1894 yıllarında II. Abdülhamid döneminde tekrar inşa edildi.

Bu müdahaleler, kalenin değişen askerî ihtiyaçlara göre kullanımını sürdürdüğünü gösteriyor.

Boğaz kıyısında gelişen tarihî yerleşim

Kilitbahir Kalesi'nin inşası, çevresindeki yerleşimin gelişmesinde de etkili oldu.

Bugünkü Kilitbahir köyü, kalenin etrafında şekillenen Osmanlı dönemi yapılarıyla tarihî bir yerleşim niteliği taşıyor.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının kayıtlarına göre köyde Fatih Camii, Cahidi Sultan Camii, Tabip Hasan Camii, Uşşaki Dergâhı, tarihî çeşmeler, geleneksel konutlar ve hamam kalıntıları bulunuyor.

Bu yapılar, kalenin yalnızca askerî bir savunma noktası olmadığını, zamanla çevresinde sosyal ve kültürel hayatın geliştiği bir yerleşim merkezine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Yüzyıllık kale bugün müze olarak kullanılıyor

Kilitbahir Kalesi, Cumhuriyet döneminde de çeşitli onarım ve koruma çalışmalarından geçti.

Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı verilerine göre 2011-2013 yılları arasında gerçekleştirilen restorasyonun ardından, 2015 yılında kalenin müze olarak düzenlenmesine yönelik çalışmalar başlatıldı.

Günümüzde Kilitbahir Kale Müzesi olarak ziyaret edilebilen yapı, tarihî mimarisi ve boğaz savunmasındaki rolünü anlatan düzenlemelerle kültürel miras alanı olarak değerlendiriliyor.

Kalenin taş surları, yonca biçimli iç bölümü ve denize dönük savunma yapıları, Osmanlı askerî mimarisinin özelliklerini günümüze taşıyor.

Çanakkale Boğazı'nın iki yakasında karşılıklı yükselen Kilitbahir ve Çimenlik kaleleri, geçmişte deniz geçişlerini denetlemek amacıyla oluşturulan savunma sisteminin izlerini koruyor.

Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen Kilitbahir Kalesi, beş asrı aşan geçmişi, kendine özgü geometrik planı ve Çanakkale Boğazı'na hâkim konumuyla bölgenin tarihî ve kültürel mirasını yansıtmaya devam ediyor.