Bayrampaşa

Fırat'ın sularıyla çevrili tarih: Rumkale

BHA - Birlik Haber Ajansı

Gaziantep'te Fırat Nehri ile Merzimen Çayı'nın birleştiği noktada, sarp kayalıklar üzerinde yükselen Rumkale, Orta Çağ'dan kalan surları, tarihî kilise ve manastır kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Üç yanı baraj gölüyle çevrili olan kale, doğal yapısıyla bütünleşen mimarisiyle bölgenin önemli kültürel mirasları arasında yer alıyor.

GAZİANTEP - BHA

Fırat'ın sularının çevrelediği yüksek kayalıklar, sarp yamaçların üzerinde uzanan taş surlar ve yüzyılların izlerini taşıyan tarihî yapılar... Gaziantep'in Yavuzeli ilçesi yakınlarında bulunan Rumkale, doğal coğrafyası ve geçmişten günümüze ulaşan mimarisiyle Güneydoğu Anadolu'nun dikkat çeken tarihî alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

Fırat Nehri ile Merzimen Çayı'nın birleştiği noktada kurulan kale, çevresindeki derin vadilere hâkim bir kaya kütlesi üzerinde bulunuyor. Geçmişte iki akarsuyun oluşturduğu sarp vadilerle çevrili olan yapı, Birecik Barajı'nın su tutmasının ardından üç yanı sularla kuşatılmış bir yarımada görünümü kazandı.

Bugün su yüzeyinden yükselen kayalıkları, kesme taş surları ve çevresindeki tepelerle Rumkale, insan eliyle oluşturulan savunma yapılarının doğal coğrafyayla nasıl bütünleştiğini gösteren örnekler arasında yer alıyor.

Fırat Vadisi'nin sarp kayalıklarına kurulan kale

Rumkale'nin en belirgin özelliklerinden biri, savunma sisteminin doğrudan bulunduğu kayalık arazinin doğal biçiminden yararlanılarak oluşturulması.

Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün verilerine göre kale, yaklaşık 120 metre genişliğinde ve 200 metre uzunluğunda bir alanı kaplıyor.

Yapı iki farklı savunma bölümünden meydana geliyor. İlk bölümde doğu, kuzey ve batı yönlerindeki kayalık yüzeyler dik biçimde yontularak doğal bir savunma duvarı oluşturulmuş durumda.

İkinci bölümde ise bu kayalıkların üzerine düzgün kesilmiş sert kalker taşlarıyla sur duvarları inşa edilmiş.

Kalenin kuzey ve doğu surlarında dikdörtgen biçimli yedi burç bulunurken kuzey kesimde savunma amacıyla kullanılan çok sayıda mazgal açıklığı yer alıyor.

Doğal kayalıkların surlarla birleştirilmesi, kaleye ulaşımı güçleştirirken çevredeki vadilerin gözetlenmesine de imkân sağlıyordu.

Kayalara oyulan 30 metrelik savunma hendeği

Rumkale'nin savunma sistemindeki en dikkat çekici bölümlerden biri, güney yönünde ana kaya kütlesinin oyulmasıyla oluşturulan büyük hendek.

\12. yüzyılda açılan yaklaşık 30 metre derinliğindeki ve 20 metre genişliğindeki hendek, kalenin karayla doğrudan bağlantısını kesmek amacıyla düzenlendi.

Böylece zaten üç yönden sarp kayalıklarla çevrili olan yapı, kara tarafından da ulaşılması güç bir savunma alanına dönüştürüldü.

Kalenin geçmişte doğu ve batı yönlerinden iki ana giriş hattı bulunuyordu. Fırat Nehri'ne bakan doğu girişi ile Merzimen Çayı yönündeki batı girişi, farklı geçiş güzergâhlarına bağlanıyordu.

Batıdaki ulaşım yolunda belirli aralıklarla oluşturulan kule biçimli kapılar, kaleye yaklaşanların kontrol edilmesini sağlıyordu.

Kalenin kara bağlantısında kullanılan tarihî köprüden ise günümüze yalnızca ayak kalıntıları ulaşmış durumda.

Fırat'ın derinliklerine uzanan su kuyusu

Rumkale'nin yalnızca surları değil, kayalara oyulmuş su yapıları da geçmişteki yaşam koşullarına ilişkin bilgiler sunuyor.

Kale içerisinde bulunan yaklaşık 75 metre derinliğindeki su kuyusu, Fırat Nehri'nden su sağlamak amacıyla oluşturuldu.

Yaklaşık 8 metre genişliğindeki kuyunun iç yüzeyinde, kaya kütlesinin oyulmasıyla meydana getirilmiş sarmal biçimli bir merdiven bulunuyor.

Basamaklar aracılığıyla aşağıya doğru inen bu yapı, yüksek kayalıklar üzerinde kurulan kalede suya ulaşabilmek için geliştirilen mimari çözümlerden biri.

Tarihî anlatımlarda kuyunun gizli bir geçit olarak kullanıldığına ilişkin rivayetler de bulunuyor. Ancak yapının temel işlevi, kalenin su ihtiyacının karşılanmasıyla ilişkilendiriliyor.

Kale içerisinde farklı büyüklüklerde sarnıçlar ve kullanım amaçları tam olarak belirlenememiş yapı kalıntıları da yer alıyor.

Hristiyanlık tarihinde önemli bir merkez

Rumkale, askerî ve stratejik öneminin yanı sıra Orta Çağ'da dinî bir merkez olarak da kullanıldı.

Tarih boyunca Şitamrat, Hromgla, Kal'at el Rum, Kal'at el Müslimin ve Kale-i Zerrin gibi farklı isimlerle anılan kale, özellikle 12. ve 13. yüzyıllarda Hristiyan topluluklar açısından önem kazandı.

Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün kayıtlarına göre 1113 yılında Ermeni Katolikosluğu'nun merkezinin Rumkale'ye taşınmasıyla yapı, dinî ve idari faaliyetlerin yürütüldüğü bir yerleşim hâline geldi.

Bu dönemde kale içerisinde kiliseler, manastırlar ve dinî yaşamla ilişkili başka yapılar inşa edildi.

Rumkale'nin geçmişiyle bağlantılı bir başka anlatı ise Hz. İsa'nın havarilerinden Yuhanna'ya dayanıyor.

Yuhanna'nın Roma döneminde buraya yerleştiği ve kayalara oyulmuş bir odada İncil nüshalarını çoğalttığı rivayet ediliyor. Ancak bu anlatı, kesin olarak doğrulanmış tarihî bir olaydan ziyade bölgenin inanç geleneğinde yer alan bir rivayet niteliği taşıyor.

Aziz Nerses Kilisesi ve Barşavma Manastırı

Rumkale'de günümüze ulaşan önemli kalıntılar arasında Aziz Nerses Kilisesi ile Barşavma Manastırı bulunuyor.

Kalenin güney kesiminde yer alan Aziz Nerses Kilisesi, 1173 yılına tarihleniyor.

Doğu-batı doğrultusunda inşa edilen yapı, dikdörtgen planı, üç nefi ve üç apsisiyle Orta Çağ kilise mimarisinin özelliklerini taşıyor.

Kilisenin doğu cephesindeki taş kabartmalarda haç, aslan ve kartal figürleri bulunuyor. Yapının daha sonraki dönemlerde cami olarak da kullanıldığı biliniyor.

Kalenin kuzeyinde bulunan Barşavma Manastırı ise 13. yüzyılda Süryani Ortodoks geleneğine mensup Barşavma tarafından yaptırıldı.

Birbirine bitişik iki bölümden oluşan manastırın bazı duvarları ve mimari kalıntıları günümüze ulaşmış durumda.

Bu yapılar, Rumkale'nin farklı Hristiyan toplulukların bir arada bulunduğu dinî ve kültürel bir merkez olduğunu gösteriyor.

Memlüklerden Osmanlılara uzanan geçmiş

Rumkale, Orta Çağ boyunca bölgedeki siyasi mücadelelerin de önemli noktalarından biri oldu.

1279 yılında Memlüklerin kuşatmasına karşı direnen kale, 1292 yılında Memlük Sultanı Melik el-Eşref'in düzenlediği yeni sefer sonucunda ele geçirildi.

Fethin ardından onarılan yapı, Kal'at el Müslimin adıyla anılmaya başlandı ve yeniden askerî amaçlarla kullanıldı.

1516 yılında Osmanlı hâkimiyetine giren Rumkale, Halep Eyaleti'ne bağlı Birecik Sancağı içerisinde bir yerleşim merkezi hâline geldi.

\17. yüzyılda bölgeyi anlatan Evliya Çelebi, kalenin sağlam yapısından ve çevresindeki cami, han, hamam ve küçük çarşıdan söz etti.

Zaman içerisinde askerî ve idari önemini kaybeden Rumkale'nin bazı yapıları yıkılsa da surlar, burçlar, kilise ve manastır kalıntıları günümüze ulaşmayı başardı.

Baraj gölüyle değişen Fırat manzarası

Rumkale'nin günümüzdeki görünümünün oluşmasında Fırat Nehri üzerindeki Birecik Barajı önemli rol oynadı.

2000 yılında barajın su tutmasıyla birlikte Fırat Vadisi'ndeki su seviyesi yükseldi. Geçmişte derin vadilerin içerisinden akan akarsuların çevresindeki bazı alanlar su altında kaldı.

Bu değişim, Rumkale'nin çevresindeki coğrafyayı da etkiledi. Kalenin üç yanı baraj gölüyle çevrilirken yüksek kayalıkların üzerinde uzanan tarihî surlar, su yüzeyinden yükselen belirgin bir görünüm kazandı.

Günümüzde Gaziantep'in Kasaba köyü çevresinden ve Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinden düzenlenen tekne gezileriyle kalenin bulunduğu yarımada dışarıdan izlenebiliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığının müze kayıtlarında Rumkale Örenyeri'nin geçici olarak ziyarete kapalı olduğu belirtiliyor.

Doğa ve tarihin buluştuğu Fırat mirası

Rumkale, bulunduğu kayalık yarımada, çevresindeki akarsu vadileri ve yüzyıllar boyunca farklı amaçlarla kullanılan yapılarıyla bölgenin doğal ve kültürel geçmişini bir arada yansıtıyor.

Bir zamanlar Fırat kıyısındaki geçişleri gözetleyen kale, Orta Çağ'da dinî yaşamın merkezlerinden biri oldu; sonraki dönemlerde ise askerî ve idari işlevlerle kullanılmaya devam etti.

Bugün suyun üzerinde yükselen taş surları, kayalara oyulmuş savunma hendeği, derin su kuyusu ve tarihî yapı kalıntılarıyla Rumkale, Fırat Vadisi'nin değişen coğrafyası içerisinde geçmişin izlerini korumayı sürdürüyor.